Toplam yaşam öyküsü sayısı: 9061
Kullanıcı Girişi



Kategoriler
Yeni eklenenler
Popüler yaşam öyküleri

Ana sayfa - Hitler

Hitler


Share Paylaş


Tavsiye et


Meslek: Tarihî kişilikler Siyasetçiler

Hitler Yazıcıya Gönder
20 Nisan 1889'da, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu‘na bağlı Yukarı Avusturya‘nın Braunau am Inn kasabasında doğdu. Adolphus Hitler adıyla vaftiz edildi. Babası gümrük memurluğu yapan Alois Hitler, annesi ise babasının hem üçüncü eşi hem de ikinci dereceden kuzeni olan Klara Pölzl'dür. Çiftin altı çocuğundan dördüncüsüdür.

Adolf Hitler ilköğrenimini doğduğu kasabada gördü. Ortaöğrenimine Linz şehrinde başladı. Babasının isteği, oğlunun kendi gibi bir memur olmasıydı; fakat Adolf'un hayali ressam olmaktı. Resme ara vermedi ve I. Dünya Savaşı'na kadar iki binin üzerinde çizim ve resim yaptı.

1903'te, on üç yaşındayken, babasını veremden kaybetti. Eve para getirmek için inşaat işçisi olarak çalışmaya başladı. O dönemde okuduğu kitaplarda yer alan antisemitist unsurlar, onun gelecek yıllardaki Yahudi düşmanlığına zemin hazırladı.

Geçim derdi artınca 1907'de Viyana'ya gitti. Viyana Güzel Sanatlar Akademisi'ne iki kez başvurdu fakat ressamlığa uygun bulunmadığı için iki seferde de reddedildi. Aynı yıl annesini kaybetti. Parasızlıkla mücadele edebilmek için 1909'de evsizler yurduna yerleşti ve posta kartlarından kopyaladığı manzara resimlerini dükkânlara ve turistlere satarak geçinmeye çalıştı.

Hitler'in Yahudi düşmanı düşünceleri Viyana'dayken de devam etti. Lanz von Liebenfels'in ırk ideolojileri ve antisemitizm hakkındaki yazılarından ve hem Viyana Belediye Başkanı hem de Hristiyan Sosyal Partisi'nin kurucusu olan demagog Karl Lueger ve Georg Ritter von Schönerer gibi politikacıların yarattığı polemiklerden etkilendi.

1913'te Münih'e gitti. Avusturya-Macaristan ordusunda görev yapması için asker olarak çağırıldı ve 1914'te Salzburg'a gitti. Fakat sağlık taramasında elenince, Münih'e geri döndü.

O esnada I. Dünya Savaşı başladı. Hitler, gönüllü olarak Bavyera ordusuna yazıldı ve birçok savaşa katıldı. Savaşlardaki başarılarından dolayı kendisine birçok askerî nişan verildi. Bir yandan resim yapmayı da sürdürdü. 1916'da ve 1918'de yaralanıp hastaneye kaldırıldı. İkinci yaralanışında geçici süreliğine kör oldu. Bu dönem Hitler için çok önemliydi; zira kendisi, bir Alman vatandaşı olmamasına rağmen, hayatının amacının Almanya'yı kurtarmak olduğunu anlamıştı. Savaş sonunda Almanya'nın teslim olması, Hitler'i bu bağlamda çok şaşırttı ve onun Almanya'ya olan tutkusunu şekillendirdi.

I. Dünya Savaşı'ndan sonra Hitler, Münih'e döndü. 1919'da istihbarat ajanı olarak çalışmaya başladı. Görevi, Alman İşçi Partisi'nin (AİP) içine sızmaktı. AİP toplantılarından birinde, parti sözcüsü Anton Drexler, Hitler'in hitabetine hayran kaldı ve ona kendi yazdığı kitapçığın bir kopyasını verdi. Kitapçıkta antisemitist, ulusalcı, antikapitalist ve anti Marksist düşünceler vardı. Amirlerinin emri üzerine Hitler, AİP'e 555. üye olarak katıldı.

AİP içerisinde Hitler, Dietrich Eckart ile tanıştı. Bu adam, Hitler'i yönlendirdi ve onu Münih sosyetesiyle tanıştırdı. Bu esnada Almanya İşçi Partisi, daha cazip görünmesi için adını Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi (NSDAP) olarak değiştirdi.

Hitler 1920'de ordudan alındı ve NSDAP'ta tam zamanlı olarak çalışmaya başladı. Partinin amacı, Marksizm'i ezmek ve Weimar Cumhuriyeti'ni yok etmekti. Hitler 1920'de 6000 kişilik bir kitleye hitap etti. Versay Antlaşması'na, muhalif politikacılara ve özellikle Marksistlerle Yahudilere yönelik eleştirel sözler içeren bu konuşması, onu ünlü etti.

NSDAP'ın 1920'de kendine yirmi beş maddelik bir yönetmelik hazırlandı. Kapitalizme ve Versay Antlaşması'na karşı olan ve aşırı milliyetçi unsurlar içeren bu birbiriyle çelişkili maddelerde Yahudi karşıtlığı ağır basmaktaydı.

Hitler 1923'te bir toplantı düzenledi. Toplantıda, devrim vaktinin geldiğine dair bir konuşma yaptı. 9 Kasım 1923'te Hitler ve takipçileri, Bavyera Savaş Bakanlığına darbe yapmak üzere yürüyüşe geçti. Bu darbe girişimi başarısızlıkla sonuçlandı ve on altı NSDAP üyesi ile dört polis öldü. Hitler ise 11 Kasım 1923'te tutuklandı ve Landsberg Hapishanesi'ne götürüldü. Mahkeme Hitler'i 1 Nisan 1924'te beş yıla mahkûm etti. Hapishanedeki günlerinde Hitler, 'Kavgam' kitabının ilk kısmını şoförüne yazdırdı. Bir cildi 1925'te, devam cildi 1926'da basılan bu kitap, 1925 ila 1933 yılları arasında bir milyon sattı.

Hapisten çıktıktan sonra Hitler, Bavyera Başbakanı Heinrich Held'le 4 Ocak 1925'te görüştü. Bu görüşmede, devletin otoritesine saygı duyacağını ve ancak demokratik usullerle iktidar mücadelesi vereceğini vadetti. Hükûmet NSDAP'ı ve Hitler'in konuşmasını 1927'ye kadar yasakladı. Buna rağmen Hitler, bazı isimlerle bir araya gelerek NSDAP'ı Almanya'nın kuzey kısımlarında organize edip genişletmeye çalıştı.

24 Ekim 1929'da ABD'de borsa çöktü. Büyük Bunalım dönemi başladı. Almanya bu bunalımın faturasını, işçi çıkararak ve birkaç büyük bankanın çökmesiyle ödedi. Hitler ve NSDAP bundan istifade etti ve kendine yandaş toplamaya başladı. Parti, programında, Versay Antlaşmasını tanımadıklarını, ekonomiyi güçlendireceklerini ve istihdam yaratacaklarını vadetmekteydi.

1929'da Almanya'da bir halk oylaması yapıldı. Bu referandum, Nazi ideolojisine yardım etti ve NSDAP ileriki yıllarda yapılan demokratik seçimlerde yarışarak parlamentoda kendine koltuk bulabildi. Eylül 1930 seçiminde NSDAP'ın oy sayısı 6.409.600, koltuk sayısı 107 idi. Bu sayı Temmuz 1932 seçimlerinde 13.745.000 oy ve 230 koltuk iken, Kasım 1932 seçimlerinde 11.737.000 oy ve 196 koltuk ve Mart 1933 seçimlerinde 17.277.180 oy ve 288 koltuk oldu. Hitler, seçim çalışmalarında 'Hitler Almanya'nın Üzerinde' mottosunu kullandı ve hava yolu ulaşımını kendi seçimlerinde bir vaat olarak kullanan ilk kişi oldu. Hitler'in oyları Katoliklerden çok Protestanlardan; şehirlilerden çok kırsal kesimden; işçilerden çok orta-üst tabakadan geldi. Ocak 1933'te bir koalisyon hükûmeti oluşturuldu ve yeni kabine belirlendi. NSDAP bu koalisyondan kendine üç bakanlık alabildi: Wilhelm Frick İçişleri Bakanı, Hermann Göring Prusya Bölgesi Bakanı ve Hitler Başbakan oldu.

Mart 1933 seçimiyle beraber Hitler, Hükûmet'i ele geçirdi ve muhalefet bastırıldı. Sosyal Demokrat Parti yasaklandı. Ticaret birlikleri dağıtıldı ve liderleri hapse atıldı. NSDAP Almanya'nın tek yasal partisi ilan edildi. 2 Ağustos 1934'te ülkenin cumhurbaşkanı olan Hindenburg öldü. Hitler ülkenin 'Führer'i hâline geldi. Bu yolla Silahlı Kuvvetler'in de başı oldu. Böylelikle Almanya, bir Nazi Almanya'sına dönüştü. Hitler 1932'de altı milyonu bulan işsizlik rakamını 1936'da bir milyona indirdi.

Fakat 1938'den sonra ekonomi yeniden bozuldu. Hitler 1939'da İngiltere'yi yenilmesi gereken bir düşman ilan etti. Polonya da Almanya'nın uydusu hâline getirilmeliydi. Fakat Polonya Hükûmeti bunu reddedince, Hitler Polonya'yı işgal etmeye karar verdi ve II. Dünya Savaşı resmen başlamış oldu.

Polonya Hitler tarafından 1 Eylül 1939'da, Sovyetler tarafından da 17 Eylül 1939'da işgal edilmeye başlandı. Almanya 9 Nisan 1840'ta Danimarka ve Norveç'i istila etti, ardından Fransa'ya girdi ve Lüksemburg'u, Hollanda'yı ve Belçika'yı aldı. 1941'in başında ise Kuzey Afrika'ya, Balkanlara ve Orta Batı'ya girdi. Nisan 1941'de Yugoslavya ve sonrasında da Yunanistan işgal edildi. Aralık 1941'de ise Japonya Pearl Harbour Limanı'na saldırdı. Hitler bu sefer ABD'ye savaş ilan etti.

Hitler'in yenilgisi, 1944 sonlarında Kızıl Ordu ile Müttefik Devletleri'nin Almanya'ya girmesiyle mümkün oldu. Kızıl Ordu 23 Nisan 1945'te Berlin'i kuşattı. Hitler, Almanya‘nın yenilgisinin kesinleşmesi ve ümitsizliğin iyice artması üzerine 30 Nisan 1945'te eşi Eva Braun‘la birlikte intihar etmeye karar verdi. Çift kendilerini bir odaya kapattı. Önce Eva Braun, içinde siyanür bulunan bir kapsülü, ardından Hitler bir siyanür kapsülü yuttu ve eş zamanlı olarak tabancayla sağ şakağına ateş etti.

Berlin 2 Mayıs 1945'te Sovyetler'e teslim oldu.

Hitler'in esas amacı Lebensraum'du. Yani Almanya sınırı dışında yaşayan Alman azınlıkları Almanya'nın hâkimiyeti altında birleştirmek ve yeni toprakların kazanımıyla nüfusu buralara yerleştirmekti. Bu bağlamda Polonya'yı ve Sovyet Rusya'yı yok etmeyi ve Slavlarla Almanların düşmanı olan Yahudileri ortadan kaldırmayı planlamaktaydı. Fakat plan başarıya ulaşmayınca, Hitler, çareyi Yahudileri katletmekte buldu. Bunun için Toplama Kampları kuruldu. Fakat toplama kamplarında bizzat Yahudiler değil, Yahudi olmayan Polonyalılar, savaşta ele geçirilen 3 milyon Sovyet esiri, komünistler, muhalifler ve zihin engelliler öldürüldü.

Hitler'in ölümünden sonra Nasyonal Sosyalizm ideolojisi devam etmedi ve bitti. II. Dünya Savaşı, 29 milyona yakın insanın ölümüyle neticelendi.

Hitler'in genel olarak ele alınan en önemli özelliği, insanları çabuk etkileyebilmesiydi. Mimik ve jestlerini ustaca kullanabilmiştir. Konuşmalarında hangi hareketleri yapacağını saatlerce çalışmış ve bunları fotoğraflarla kayıt altına almıştır. Bu gücünü, Nasyonal Sosyalizm propagandasıyla birleştirilerek halka sundu. Mitinglerde, Hitler'in üstün bir insan olduğu lanse edildi. Çoğu NSDAP yöneticisinin onu saplantılı bir biçimde benimsemesi ve bu yöneticilerin halkla bir araya geldiklerinde kendi içyapılarının Hitler'e bağımlı olduğunu bariz şekilde göstermesi, yapılan propagandanın etkilerindendir.

Hitler hakkında yazılan kitaplar