Hayri Caner

10 Temmuz 1936’da, İstanbulda doğdu. 12 yaşında babasını kaybetti. Küçük yaşlarından itibaren çalışmak zorunda kaldı. Semt pazarlarında su ve simit sattı, berber çıraklığı yaptı, turistlere fotoğraflar çekti. 1950’li yıllarda avukat kâtipliği yaptı.

Çapa Eğitim Enstitüsünü bitirdi. İdealindeki meslek öğretmenlik idi. Edebiyat dergisi çıkarmayı planlayarak iki arkadaşı ile birlikte birikimlerini bir araya getirdi. Aralarında topladıkları paranın bir bölümü ile kitap satın alıp köylere gönderdi, okuma odası ve kütüphane açılmasına öncülük etti. Kendi ifadesine göre yaptıkları ve siyasi fikirleri MİT’in dikkatini çekti, takip edildiğini fark etti. İş yerine kadar kendisini takip eden bir kişiye yaklaşıp elini omuzuna koyarak neden takip ettiğini sordu ancak cevap alamadı. Daha sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğünden resmî bir tebligat aldı. Komünizm propagandası yapmakla itham edildi lakin bu iddiları reddetti. Tutaklanmasa da suç dosyası uzun süre açık kaldı.

1954te Tarık Buğranın yönettiği “Türkiye Spor” gazetesinde spor öyküleri yazdı. “Akşam” gazetesinde film eleştirmenliği yaptı. “Sinema Sanatı, “Akademik Sinema”, “Sinema Ekspres”, “Film Market Londra” ve “Film Market İstanbul” dergilerini çıkardı.

Sinemaya 1962’de, Metin Erksan’ın yönettiği Mahalle Arkadaşları filmiyle başladı. 1968de, Ajda Pekkanın rol aldığı Zehirli Hayat filminde, Pekkanın filmi yarıda bırakıp gitmesi üzerine zor durumda kalıp intihara teşebbüs etti. 1970te Yeşil Gözlü Melek adlı romanını yazdı. 1974 ila 1980 arasında Londrada yaşadı. 1995te Yeşilçam anılarını ve çeşitli gazetelerde yazdığı film eleştirilerini Yeşilçam Filmleri, Türkan Şorayın Kucağındaki Ölü Martı başlıklı kitabında topladı.

1963 yapımı Geçim Dünyası filminin senaristliğini, 1964 yapımı Vur Gözünün Üstüne filminin hem senaristliğini hem yapımcılığını hem yönetmenliğini, 1967 yapımı “Aslan Yürekli Reşat ile Erkek Adam Sözünde Durur filmlerinin yapımcılığını üstlendi. 100’e yakın filmde oynadı.

70’li yıllarda işsizdi. 1974 yılında önce İsviçre’ye gitti ve iş bulmaya çalıştı lakin başarılı olamadı. Daha sonra İngiltere’ye geçti ve burada da günübirlik bir hayat sürdürdü; otellerde çalıştı, lokantalarda bulaşık yıkadı lakin yazmayı da bırakmadı. 1981 yılında Türkiye’ye geri döndü.

Yeşilçam dünyasında “Küçük Adam, Parmak Çocuk, Yarım Porsiyon, Sinek Hayri” gibi lakaplarla anıldı. Komedyen olması dolayısıyla çeşitli magazin programlarına davet edildi lakin sıklıkla hayatının dramdan ibaret olduğunu dile getirdi.

Sinema izleyicilerinin zihninde, “Peki benim horozum ne olacak?” repliği ile kaldı.

Yoksulluk, geçim sıkıntısı ve sefaletten dolayı daha sonra da defalarca intihara teşebbüs etti.

1988de alkole bağlı sarılık ve siroz teşhisiyle hastaneye kaldırıldı. 6 Mayıs 1998de İstanbulda vefat etti.

 

Başlıca filmleri şunlardır:

Ayşecik Çıtı Pıtı Kız (1964)

Keşanlı Ali Destanı (1964)

Murtaza (1965)

Atla Gel Şaban (1984)

Ortadirek Şaban (1984)

Sosyete Şaban (1985)

Şam Fıstık (1987)

Tarzan Rıfkı (1986)