Kamran Usluer

Kamran Usluer

1937 yılında, İzmir’de doğdu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda çalıştı. Yaş haddinden dolayı buradan emekli oldu. 1963 yapımı “Aşka Vakit Yok” filmiyle sinema oyunculuğuna başladı.

1986 yapımı “Ses”, 1987 yapımı “Gramofon Avrat” ve 1989 yapımı “Hiçbir Gece” filminde seslendirme yönetmeni olarak çalıştı.

“Battal Gazi Geliyor” (1973), “Hababam Sınıfı” (1975), “Hababam Sınıfı Uyanıyor” (1976), “Selvi Boylum, Al Yazmalım” (1977), “Çalıkuşu” (televizyon dizisi, 1986), “Kahpe Bizans” (1999), “Yıldız Savaşları: Bölüm 2” (2002) başta olmak üzere 130’un üzerinde yapımda seslendirme yaptı.

Güneydoğuda çekilen bir film sırasında rolü gereği at binmesi gerekti. Kendisine uysal bir at getirildi, 3-4 gün boyunca birbirlerine alışmaları sağlandı ancak sahne çekilirken at, ürkerek şahlandı ve Kamran Usluer’i kayaların üzerine fırlattı. Kamran Usluer, belinde meydana gelen kırıklar ve çatlaklar ile kurtuldu.

1973 yılında düzenlenen 5. Altın Koza Film Festivali’nde, “Gelin” filmiyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü’nü; 1979’da düzenlenen 16. Antalya Film Şenliği’nde, “Kanal” filmiyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü’nü; 2000’de düzenlenen 12. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde ise “Salkım Hanımın Taneleri” filmiyle En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü aldı.

26 Temmuz 2004 tarihinde vefat etti. 

40’ın üzerinde film ve dizide oynadı. Bazıları şunlardır:

Tarkan Altın Madalyon (1963)

Gelin (1973)

Vurun Kahpeye (1973)

Süper Baba (televizyon dizisi, 1993)

Eşkıya (1996)

Salkım Hanım’ın Taneleri (1999)

Gülbeyaz (televizyon dizisi, 2002)

 

Zafer Algöz’ün gözünden Kamran Usluer: “Dünyanın en renkli, en kaliteli insanlarından biriydi. Kamran abiye hep şunu sorardım. Derdim ki: ‘Kamran abi, hayata bir daha gelsen yine aktör olmak ister misin?’

‘İsterim ama bu memlekette değil evladım.’ demişti. Çünkü bu memlekette aktörün kıymeti öldükten sonra biliniyor. 

...

Dublajda saatlerce beklersin, oturursun. Kamran abi o zamanlarda kanaviçe örerdi, dantel yapardı. ‘Evladım, sigara içmemek için bunlarla oyalanıyorum.’ derdi.”