Ragıp Şevki Yeşim

Ragıp Şevki Yeşim

1326 yılında Mekodonya‘nın Leskovik kasabasında doğdu. Babası Mehmet Şevki Bey, annesi Naime Hanımdır. Mehmet Şevki Bey, Yugoslavya‘dan Türkiye‘ye göç etti. Posta Müfettişi  oldu. Babasının memuriyeti sebebiyle Yeşim‘in çocukluğu İstanbul, Mersin ve Antalya‘da geçti. İlkokulu İstanbul‘da  (1924), ortaokulu Mersin‘de  (1927), lise öğrenimini ise Antalya‘da  (1930) tamamladı. Liseyi bitirdikten sonra 1930 yılında Mersin‘de Fransız menşeli Memalik-i Şarkıyye Bankası‘nda çalıştı. Bu yıllarda mahalli gazetelerde hikâyeleri çıktı. İlk yayınlanan hikâyeleri, “Beni Yakan Bir Ateş Var  (1932)”, “Günün Hikâyeleri”, “Aşk Hikâyeleri” ve “Bir Gönül Hastası”dır. Fransız Bankası‘nın kapanması üzerine 1932‘de İstanbul‘a gelerek Cumhuriyet Gazetesi‘nde muhabirlik olarak gazeteciliğe başladı. Sırasıyla “Son Posta  (1933)”, “Yeni Sabah  (1940-45)”,  “Yarın  (1946)” ve “Memleket  (1947-48)” gazetelerinde çalıştı. Yazılarında Ekrem Sabit, Rabia Şakir, Reşit Şevket, Sabahattin Osman takma isimlerini kullandı. Bu yıllarda roman yazmaya başlayan Yeşim‘in, çeşitli yayınevlerinde, “Yaralı Kurt  (1933 )”, “İçimizden Biri  (1936 )”, “Dişi Örümcek  (1937 )”, “Efeler (1938 )”, isimli romanları yayımlandı. 1938 yılında Sabahat Hanım‘la evlendi. 1940 yılında kızı Filiz, 1946 yılında ise oğlu Şevker dünyaya geldi. 1948 yılında Hadise Yayınevi‘ni kurarak, burada “Radyo Haftası” isimli mecmuayı çıkardı. Bu mecmua, o dönemin en popüler dergileri içinde yer aldı. 1950 yılında ise Hadise Gazetesi‘ni yayınladı. Hadise Gazetesi bir nevi polisiye ve adlî olayları ele alan bir gazete oldu. Siyasi ve magazin haberlerine yer vermedi. 1960 yılında, 27 Mayıs ihtilâlinden sonra Milli Birlik Komitesi, bazı yayınları yasakladı. Bunlardan birisi de Hadise Gazetesi‘dir. Hadise Gazetesi kapandıktan sonra Radyo Haftası Mecmuası da kapandı. Tarihî roman yazmaya başlayan Ragıp Yeşim, 1965‘te Yeşim Yayınevi‘ni kurdu. Çeşitli yayınevlerinde tarihî romanları, Erol Simavi‘nin desteğiyle din tarihi üzerine bazı dini kitapları da yayımlandı. Erol Simavi, Osman Nihat Akın, Yılmaz Çetiner, Bediî Faik gibi basının ve yazı çevrelerinin önemli isimleriyle önemli dostluklar kurdu. Sık sık dostlarıyla bir araya gelerek kültürel bilgi alışverişinde bulunur. Yeşim, Son Havadis Gazetesi‘nde çalışırken, 12 Şubat 1971 yılında, 61 yaşında, yakalandığı kansere yenik düşerek, İstanbul‘da vefat etti.

Yeşim, tarihî romanlarına Osmanlı Devleti‘ni konu yaptı. Siyasi tarihe ilgi duymadı. Romanlarındaki temel amacı, okuyucuya tarihini öğretmenin yanında edebî bir zevk de tattırmaktı. Yeşim, romanlarına kendi hayal dünyasından bir şeyler katsa da, tarihî bilgileri verirken kaynaklara bağlı kalmaya özen gösterdi. Ayrıca verdiği bilgilerin kaynaklarını tarihî romanlarının dipnotlarında belirtti. Bu yöntem roman tekniğine aykırı bir uygulama olmasına rağmen, onun halkı bilgilendirmek gibi bir görevi taşıdığının da açık göstergesi oldu. Osmanlıca ve Fransızca‘yı çok iyi bilmesine rağmen, Türkçeye hayrandı. Eserlerinde çok sade bir dil kullandı.

Esereleri:

Genç Osman (1964),  

Bizanslı Beyaz Güvercin (1964),

Beyaz Atlı Sipahi (1964),  

Zümrüt Gözlü Sultan (1965),  

Kızıl Elma (1971),  

Ovaya İnen Şahin (1971),  

Güneş Orada Batar  

Yeryüzüne İnen En Büyük Nur Allah‘ın Kitabı Kur‘an-ı Kerimin Nazil Oluşu ve Dünyaya Yayılışı (3 cilt, 1965-66),  

Allah‘ın Gazapları (4 cilt, 1967),  

Allah‘ın Peygamberleri (2 cilt, 1968),  

Allah‘ın Son Peygamberi (2 cilt, 1970)

Hikâye: Beni Yakan Bir Ateş Var (1932),  

Günün Hikâyeleri,  

Aşk Hikâyeleri,  

Bir Gönül Hastası,

Roman:  Yaralı Kurt   (1933),

İçimizden Biri (1936),  

Dişi Örümcek (1937),  

Efeler (1938 ),

Derleme: Seçme Türküler (1957),

Nasreddin Hoca  (1966)